Zaman Geçerken…

All my life… Y.K. :)

İki yarım bir bütün etmiyor – du :)

Hayat öyle yapılan istatistiklerle ölçülebilecek, anketlerle analiz edilebilecek veya kafamızdan kurup durduğumuz planlarımızla yönlendirebileceğimiz bir şey değil maalesef.. Hem maalesef hem iyiki de öyle değil, yoksa sürprizler olmadan sıradan hayatlar olmaz mıydı? 😊

Read the rest of this entry »

1 Yorum »

ŞEMSPARE…


Sewdim ben bu işi… Arkasından da konuşmuş olmuyorum kimsenin, yüzlerine söylemediklerimi burdan iletiyorum klavye vasıtasıyla… Kızdığıma söyleniyorum, sewdiğime güzel güzel yazıyorum, takmadığıma bakmıyorum… Laf da sokuyorum, ilan-ı sewgi de yapıyorum… Yazı-yorum… Rahatlı-yorum… 🙂
Bunu çaldım itiraf ediyorum… Cüneyt Özdemir’in CNN-Türk’teki  programının ismi Soru-yorum… Keyifle izlenecek bir program, genelde tekrarlarından takip edebilsem de beğenerek izli-yorum diyebilirim… Çünkü haftaiçi 01:00’dan önce yatamayan ben Cumartesileri erkenden uyuyakalmış oluyorum…
Neyse konumuza dönelim… Son izleyebildiğim tekrar Elif Şafak’lı programdı.. Keyifliydi, kadın sakin, güzel, e yazar… 🙂 Daha ne olsun bu sohbetten neler çıkmaz ki… Cüneyt Özdemir bir ara Elif Şafak’a twitter‘dan hakaret mesajları da geliyor dedi… Yorum güzeldi, seviyeli olduktan sonra eleştirilmek de güzel dedi… Herşeyin abartılmışı ağır gelmez mi zaten insana… Mesela benden Sevgili Elif Şafak’a bir eleştiri; bazı haklardan sözetti programda!? Ben o hakkı sahibi olmayanlara veremiyorum malesef üzgünüm.. Türkiye’nin bölünmezliğini kabul edip, bu toprakların, bu ülkenin kıymetini bilip bize uyacaklar bir zahmet!!!
Zaten Elif Şafak  sever (kimsenin hayranı olmadım bugüne kadar çok şükür) olan ben programdaki yorumlarının tamamına olmasa da bir çoğuna aaaaa ben konuşuyorum sanki dedim nerdeyse… Kafalarımızda uyuşuyor, fikirler de benziyor 😀 Neden bende Elif Şafak olmuyayım deyip roman yazmaya başladım… (ŞAKA!! 🙂 )
Bloğumu paylaşmadan önce çok sewdiğim bir arkadaşım Elif Şafak olmanı beklemiyorum senden demişti…. 🙂 İmkan yok tabiki ama yüzüme vurmasaydın keşke canım benim…
Yazan hatta pek de güzel yazan Elif Şafak dururken ben (gibiler) otursun köşelerinde…  Biz okuyalım, belki okudukça esinleniriz hayatlarımızda yazılanlardan…  
Son kitabı Şemspare = Güneş Parçası… Kasım 2010’dan bu yana Habertürk gazetesinde yayımlanan yazılarından oluşan Şemspare’nin ilk 10 sayfası verilmiş aşağıya ekleyeceğim linkte… Okumaya değer mi onu okuduktan sonra söyleyebilirim ancak… Kısa ama gerçekten daha fazlasını okumak isteyebileceğiniz 60 deneme gibi görünüyor… Okunacaklar arasına ekliyorum bunu da… Elimdeki iki kitaptan sonra sıradaki bu olacak…

Gönülden yazılmış her roman, her hikâye, her kelime bir şemsparedir… 

Güneş parçası…

Kararır gökyüzü bazen; kasvetli bulutlar kaplar semayı. 

Hayatın ritmi durağanlaşır, sohbetler bildikleşir, 

içimizde birikir yalnızlık hissi. 

Nasıl özleriz güneşi o zaman,

griler içinde aradığımız bir tutam renk demeti.

Peri tozu gibi, inceden.

Gönülden yazılmış her roman, her hikâye, her kelime bir şemsparedir… 

Güneş parçası… 

Düşer omuzlarımıza, kar tanesi gibi usulca, 

yağmur gibi yıkar ruhumuzu, arındırır tozdan kirden tekdüzeliklerden…

ilk 10 sayfanın yer aldığı sitenin linki…
http://www.pokeruz.com/2012/elif-safak-sempspare.html
Yorum bırakın »