Zaman Geçerken…

All my life… Y.K. :)

anKARA! Yine ezberi bozan ayrılıklar!

Çok zor demeye bile çekiniyorum, yaşamadan bilemez ki hiç kimse…

İnsan sevdikleriyle her gün son kez sarılır gibi sarılıp vedalaşmaz ki? Her günün, her anın kıymetini bilerek yaşamak herkesin harcı değil.  Benim değil mesela, bir önceki kötü ana takılıp yaşarım sürekli, neden? neden? neden? nasıl? diye diye… Bu da anı, anları yaşamama engeldir hep. Bazen olur hislenirsin dillendirmeden sıkı sıkı sarılırsın birilerinden ayrılırken ama hayat koşuşturmacasında her gün aklına gelmez ki son kez görüyorum belki de demek?? Ya da olumsuz düşünmemek, kötüyü çağırmamak adına yapmazsın bunu her gün her gün. Read the rest of this entry »

Yorum bırakın »

Bir kere gül… İçim rahat gideyim evime…

Bu yazım benim için çoook özel birisine… 
(Yine benim için çoook önemli birkaç dostumun ♥ yorumlarından, duvar yazılarından alıntılar olacak içinde…)

(Alıntı 1)
Geçen yıl 2 Haziran’da facebook duvarımda paylaştığım yazım…

“Merkez Efendi’den ayrılmak sizden ayrılmak gibi gelmemişti bana veda ettiğim gün…. Geçen zaman içersinde ve bu gece birlikteyken birkez daha ayrılık olmadığını gördük, kahkahalarla büyük zevkle yaşadık… Sadece aynı işyerinde değiliz hepsi bu… Yine aynı Arzu, aynı Fatma., aynı Mercan…. Vee tabiki birde aynı Dr.Nurten.…….  (Bu gruba dahil edilebilecek iki güzel insan daha Sibel…&Hüsniye… )”

1 sene geçti üzerinden, düşündüklerim, yaşadıklarımız, paylaştıklarımız değişmedi… Aynı birbirini çok seven dostlar ve aynı birbirine bağlı grup… İstendiğinde yine zor gününde yanında duruldu dostun, istemeye bile mecali yokken hissedildi yine ortak olundu üzüntülere… 

Merkez Efendi bizsiz kaldı ne yazık ama biz kopmadık!!!

(Alıntı 2)
“En güçlü kişilerin genellikle en hassas olanlar olduğunu biliyor muydunuz? En fazla nezaket gösterenlerin, aslında kaba davranışlara maruz kaldığını? Sürekli başkalarıyla ilgilenenlerin aslında ilgiye en çok ihtiyaç duyanlar olduklarını? Söylemesi en zor üç sözün “Seni seviyorum!” “Özür dilerim!” ve “Bana yardım et!” olduğunu? Biliyor muydunuz? Bazen birinin mutlu görünmesi mutlu olduğu anlamına gelmez; yüzündeki o gülümsemenin ardına bakarsanız, belki aslında ne kadar acı çektiğini görebilirsiniz.

Şu anda sorunlar yaşayan bütün dostlara… Bir iyi niyet çığı başlatalım. Hepimizin şu anda olumlu duygulara ve iyi niyetlere ihtiyacı var.”

Bunu çokk sewdiğim bir arkadaşımın duvarında okuyunca sana yazmak istedim canım arkadaşım… İçinde bulunduğun durum bizi de çok yaraladı… Biliyorum çok canın yandı ama geçicek inan, insanları çirkin kıldığı gibi bu durum seni daha olgun daha sabırlı kılıcak… Biraz daha büyüyeceksin işte, biraz daha yaşlanıcak, çok daha fazla anne olucak, ama acıyla yoğrulup affediceksin… Gözünde yaş kalmayana kadar ağla şimdi, dök içini, dök nefretini ama sonra kapat kapını kine, herkesin Allah’tan nasibini almasını dile, affet… Sen ol, deli ol, yine bizim özlediğimiz halin ol!!! 

Sadece kazancımız aldığımız maaşımız ve daha önemlisi birbirimiz olan o hastanede en zor günlerimde hep sen vardın yanımda… Yaptığım iş yüzünden en baskı altında olduğum zamanda (ki pek de samimi değildik o zaman) bana bir cümle kurmuştun… “Bir kere gül, içim rahat gideyim eve” demiştin… O an insanların iki yüzlülüğüne ağlarken, senin samimiyetine gülümsemiştim… Simdi sen gül bana canım arkadaşım… Gülümse içten, rahat gideyim evime, rahat olsun içim… Sen de at eskilerini bu yazımdaki gibi!!(okumadıysan tıklaaaaa)

Biliyorum;
(Alıntı 3)
Eskicilik ruhunda yaşar insanın! ha deyince sökülmez nasıl ki kör sandığın bıçak gün gelir keser dersin, sabırla beklersin kesmesini. Yani sen atsan da dolaptakini, balkondakini… Atabilir misin kini, nefretini, sancını, karın ağrını yada kafandakini? Asıl olan atmak değil paylaşmak!!! Şanslıysan bulursun eskisini, yenisini paylaşacak birini. İyiyi de kötüyü de paylaşmak lazım bence… Belki çoğalır neşe, azalır tasa…. (…demişti hesapsız-gönlüyle konuşan, çoook sewdiğim biri…)

Bu kadar uzun süre seni anlamamızı, sıkıntını hissetmemizi bekleme nolur bidaha… Paylaş, paylaş ki bilelim, yanında olalım… Seni yalnız sanmasın kimse, bilsin hayatında ne çok sewenin olduğunu… Ve bidaha olmadık müsvettelere güvenme sakın… 

Sen gül bir kere bana, içim rahat gideyim evime kıymetlim…

tk

♥ Bu seni güldürür belki, hatırladın mı? ♥

Yorum bırakın »

MerCAN renginde…

Tanıdığı herkese faydası olsun ister mi bir insan, tanıdığı herkesin derdine dertleneblir mi? Herkesin işine koşmaya çalışabilir mi? Yetişebilir mi herkesin işine? Yorulana kadar evet, kendini yorana, vücudunu hırpalayana, adım atmayı unutana veya bir nöbet geçirene kadar evet…

Benim hayatımdaki kıyamadığım birkaç insan arasında o… Belki bi bakışına, belki ağlayışına ama en çok da sinirlenip elini masaya vurup avaz avaz bağırışına… En kıyamadığım anı ağladığı değil en sinirli olduğu anıdır Mercanımın… O hale gelişine kıyamam, kendine zarar vermesine kıyamam… Stres kimseye yaramaz ama ona hiç…

GörselEn yakınında bile bunu anlamayan insanların oluşuna üzülüyorum en çok ve kendini anlatıp yardım istediği sözüm ona yöneticilerinin söz verip verip yine aynı kargaşanın içine atmalarına kızıyorum en çok… (Benim işimden istifa etmeme sebep, dünyada eşi benzeri bulunmayan!! siyasi partilerin esiri, aslında kendi figüranlarını bile oynayamayacak kadar korkak piyonlar…)

Her insanın hayatında bugününe sebep olan anlar vardır ya… Sanki Mercanın o anı zincirleme takip etti hep kendisini… Güzel annesinin gidişini Mercanda kırılan bir vazoya benzetiyorum… Paramparça olmuş, sonra herbir parçasını tek tek kendi toplamış, sonra tekrar biri ya da birşey gelip parçaları kırıp dökmüş hayatında.. Bazı özel durumlar hariç ki o durumlarda da mutlaka kalbini kıracak insanlar çıkmıştır sahneye… O durumlar hariç sıkıntılı zamanlar yaşadı canım arkadaşım… Başedemiyeceği şeyler değildi bunlar onun gücünde bir insan için ama her kötülüğü yolcu ederken kendinden de bişeyleri gönderdi onlarla, kalanlarsa. rahatsızlığına katkıda bulundu malesef..

Bir süre önce bir ayrıma geldi Mercan ağır bir ameliyat ya da farklı yollarla alternatif tedavi…Karar onundu, hiçkimse şunu yap bunu yap diyemezdi.. Kimse seni uyutmadan ameliyat edicekler, beyninde olan fazla kısmı alıcaklar (zeka fazlan burdan geliyor senin tatlım:) riskleri var ama yine de ameliyat olmalısın diyemezdi tabiki… Karar onundu biraz daha erteledi, önce Muğla’da bir tedavi süreci atlattı, şimdi de İzmirde…

Arkadaşımın elinden tutan ve güzel şeyler aşılayan adama buradan sevgilerimi iletiyorum.. Sanırım adını anmamda sakınca görmez 🙂 Sevgili Bioenerjist Melih ERTUĞRUL… teşekkürler…

MerCANIMM sana tüm pozitif enerjimi yolluyorum… 

Ne zamanki tüm bu enerji olaylarını çözücez o zaman kime ne enerji göndericeğimizi sen biliyosun 😉

Sevgilerimle…

2 Yorumlar »